birebir ürünler ve psikoloji konulari

 birebir ürünler


birebir ürünler ve psikoloji konulari ve sizlere bugün güzel yazılarımızı hazırlayan birebir ürünler diyorki 3.Hıpokampüsün temporal lobu hasarlı olan hastalar, bu yapıların uzun süreli anıların depolanmasında işe karıştığını gösterir.
4.Kısa sureli bellekte kümeleme işlemleri uzun süreli bellekten bilgiye ulaşmayı gerektirir.
5.KSB’de bilgi, en azından görsel, işitsel ve anlamsal kodlar olmak üzere üç farklı biçimde kodlanır. Kanıtlar, görsel kcxllamanın işitsel ve anlamsal kodlamadan önce yapıldığını düşündünir.
6.KSB’den hızlı bulup çıkarma, ayrıntılı değil, sınırlı bir işlemle yapılıyor gibi görünür.
7.Anılar beynin hem tamamında, hem de belirli bölgelerinde depolanıyor gibi görünür.
8.Nörobılışscl uzun süreli bilgi saklama görüşü nöral döngünün faaliyetinin, nOral döngüde elektrokımyasal ve yapısal değişimlerle sonuçlanacağını öne sürer.
9.Uzun sureli bellekte kodlama muhtemelen çok yönlüdür ve butun duyusal m(xlalıtclerde olabilir, ama en fazla anlamsal kodlamaya dayanır. Literatür öncelikle anlamsal kodlama üzerinde durur.
10.Uzun sureli belleğin kapasitesi ve süresi hemen hemen sınırsızdır.
11.Bellek araştırmaları, belleğin değişmeye eğilimli olduğunu ve bunun da gorgu tanıklığının güvenirliğini olumsuz etkilediğini gösterir.
j^jj^ıınlması istenen ucn\ f^<tınln\ı;i anılar |lfv>wn'rcıcrsiM\ teknıf^ı ^'ıbıjmi belleği ponoloi»l^ lob ^\ıc«bn\ckansal alan Kutneleme
Kalıcı depo Metkeıî yürütücü Stetnberg paradigması Oiobi^yogtalik atıılaı kapıcı anılar Yanlış amlat
•Klanky'ın Hunıan Memory: Striictures and Processes, Baddeley’m The Psychology o/Memory, Lindsay ve Norraan’mMemory and AtunaonU. veya 2. versiyonu)” kitaplarda, KSB ile ilgili gündemde olan konular tartışılmaktadır; okunmaları gerekir.
t Daha üst düzeyde bilgi almak isteyenler için,Tulvıng’inC)Tgaratatıono{
Memory; Quo Vodis.' kitabında bulunan Episodıc and Semantk Memory holümü ve Kennedy ve Wilkes’in edıtöılüğünü yaptığı Studıes m Long Tem Memory kitabı tavsiye edilmektedir.
•A>-nı zamanda Neısser’ın Memory ObservedTulvmgsElememsojEptso-âc Memory kitabı mutlaka okunması gereken knapVaıdan büıdıı. Klacky’ın Memory and Autureness kitabı belleği bılgv-lşleme petspektı-finden araştırmanın oldukça kolay okunut bu açıVVamasıdu. Cmıne-berg, Morris ve Sykes’ın Practıcul Aspects of Memory esetmde, butada bahsedilen konularla ilgili ilginç bölümlet bulunmakıadu. Cobenın raalıgı Memory in the Real World adlı kitap oldukça etkileyici bit bellek kitabıdır.
' Memory 6t Cugmıum dergisinin 1991 yılında çıkan 21. suyısmuıbııyuV l)irkısmı, kısa sureli bcllejŞ;e aynlmıştıt.
21 fiOTfie He|Udı|ımıatk, biz kımn sorusu f^ıiKİcnHİcvkcn, btlifscl psıko-hntatm cfi ctmti gırı^tmicnndcn hrısı. beynin doft^Ası ve bellek nplcnnın bt-ymdt riMİ orpnıze oldııjtu ktmusuna Yönelmeleri okkı. Beynin a(ırlıftı vkİt if I 5 k| okkıjbı Kilde, muhte^m hır bellek arıcıdır. I^yın, hıyımnmn yö-nriKisı, eylemlerin kılavuzudur; bilgimizi şekillendiren duyumların son dura^ ildir, dtışuiKelenmızı seslendiren dilin cxiaiı, anlamın çıkarıldiiı bellek de-poiuiur Ikıygulırımızın kalbıdır ve hislerimize hayat verir. Keşif ve modern-leşnıc ı^ın yola ^ıkan tum öncüler için bilginin yerini anlama, sadece bir baş* Uıtgı^iır Fakat ne başlangıç! Son 30-40 yılda, bellek ve beyin hakkında On-ırkı zamanın tamamında öğrendiklerimizden daha fazla bilgi edindik. Ve bel-İçim. ıuırolo)ik temellerine dair güçlü yeni tekniklerle desteklenmiş günümüz araştırmalan. bu büyüleyici konu hakkındakı görüşümüzü yeniden şekillendi nv\ır
Vaztlım:nofiııum:Psikoloji:Nöroloji. Son zamanlarda insan zihni hak kifkUkı bilimsel çalışmalara ıkı goruş açısından yaklaşılır. Bir grup, gelenek sel tekniklerle, (».ımeiın katılımcılardan bu bolümün içeriğim (^renme ve siMiridan bu ıçeniı hatırlamalarını isteme gibi), belleğin yapısal işleme un HjrUnna ağırlık vererek, onun psikolojik bileşenlerim ön plAna çıkarır. Dıftcr grup, belledin norolofik temellennı ele almakta ve bu amaçla, belirli bir tıp putolo|iden (beynin belirli hr bölgesindeki hasar) veya ilâç kullanımından (hücreler arası iletişimi etkiler) kaynaklanabılen bellek deiışıkliklenndc beyin foruntuleme reknolı>fisını kullanır. Mecazen, birinci grubu ""yazılım” (Hihwafe) fembu olarak duşunebılınz. Bu gmbun üyeleri kimi zaman günlük Kayutta belletin nasıl çalıştıtını inceler. İkinci grup ise ""donanım” (hardwa-le) gnıbu oUrtk düşünülebilir. Bu grubun üyeleri de sınır ağlarını ve bu afla> m bellek surcçlenyle karşthklt hailantılanm araştırır. Pratikte, bu ıkı grup bellek konulan uzennde btr arada çalışmakta
Herrruınn EKbınfjhiUi (1850" 1909) Bettik vt unutma konusunda ilk siste' matık bıltmsel çalifmaları yapan kifi. 1885 yılında yazdığı On memory kitabının yazarıdır.
aletler olmadığı gibi, daha önce yapılmış olan deneylerle ilgili bir ve-,ıibnı da yoktu. Bu nedenle Ebbınghaus belleğin bilinmeyen özelliklerini i«mnevc girişirken, elinde faydalanabileceği çok az bilgi vardı ve onu yön-l^ck geçerliği kabul edilmiş araçlar sınırlıydı. Ebbinghaus’un, belirli bir fosia bilinçli olarak sahip olduğumuz duyumların, hislerin ve fikirlerin litbt bir yerlerde saklanmış olabileceğine yönelik bir önsezisi vardı. |«.Wlcgın içeriğine ve hatırlanabilırliğine dair görüşü, bir zamanlar bı-fcjaim duyumlar, hisler ve düşüncelerden bahsettiği aşağıdaki paragrafta ifade edilmiştir:
Hernekadar ıç gözlem onları bulamasa da, tamamıyle yıkılmış ya da orta-İi kalkmış değildir; belirli bir şekilde bellekte varolmaya, saklanmaya ve Imi ifade edilmeye devam ederler. Elbette ki onların varlığını doğrudan niemleYemcyız. Ancak onların varlığı, etkilerine bakılarak anlaşılabilir »tlıuhlgı, ufkun ötesinde yıldızların olduğu bilgisi kadar kesindir (s.2). B'hflghaus’un çalıştığı dememin hakim fikri, öğrenme ve belleğin, şekil-k ^kirlen inceleyerek ve daha sonra bu fikirlerin kaynaklarını geriye doğ-jlmrank anlaşılabileceğini kabul ediyordu. Ebbinghaus bu yöntemi tersi-belleğin nasıl geliştiği üzerinde çalıştı ve böyle yaparak, daha ön-bellekten ayrılmaz değişkenlen bilimsel olarak kontrol edilebilir hâle laların en ümitsizini, yani anlamsız heceleri kullanarak, belleğin so-kamnlıklanna doğru tehlikeli hır yolculuğa
NVıHunu )«mn <1842-1910) llılı-hrllrV k.<vııınını, hrllri^m modem motı-lenmn temeli olırai den luten fdoıof, (mVı;ı ve peılıologtur Pnnnide] of Pı^ıclıolorj <1890) kıubmın yuuıdıt.
(,ııjh*us, On Memon adlı kitabı yazdıktan kısa bit süte sonta, lames bit ^,4aı ılı' cılılılı Pnncıples of Psychology (18901 adlı kitabını yayımladı. pııJe )ames, Ebbinghaus’un anlamsız hece dizilerini buyuk bit ledakât-jun okuduğunu dikkate alarak yaptığı kesin bellek ölçtımimu ov-iıdiıt. Ebbmghaus’un yöntemine benzer metafonk bu tanda, kayıp du-^(let konusunda kendi spekülasyonlarından da bahsetmiştir ^y#ımu2de duran (görev), uzak geçmişi belleğimizde bir tuval üzerine na-jıesmcttiğimizle ilgilidir ve genellikle önün derinliklerinin doğrudan gö-miıtulerme sahip olduğumuzu hayal ederiz. Düşünce fırtınası akıp gider-, ı^t parçalarının çoğunluğu unutkanlığın dipsiz kuyularına düşer. Bir kıs-ghıkaç dakika, birkaç ay veya bir kaç gün korunur. Diğerlen ise, daya-1^1 eler bırakır ve bu yolla yaşam devam ettiği
lacs. bu farklılıkları açıklayabileceğimlıi düşünür. Bilinçli deneyimin akış içeriği, bellek olarak kabul edilemeyecek kadar gelip geçıcıdıı. \a-jı jort, bellekten bulup çıkarma çaba gerektirir, ve bu bulup çıkarma (yanı ile, bir şeyi doğrudan bilinçli deneyimlere dayanarak batırlama -ara-İıfjık goalen kaçırılmamalıdır. James, birincil olarak adlandırdığı anlık Hİıatt) bellek ile ikincil olarak adlandırdığı dolaylı (mdirecı) bellek arasın-Itjvran yaptı. James belleğin yapısı konusundaki ianımlatım ıçebaktş uıe-öıellendirdi vc ikincil belleği daha önceden yaşanmış fakat şu an kolay* iflanayan karanlık bir depo olarak değerlendirdi. James m varsaydığı bı-' sidurumu (birincil ve ikincil) arasında dikkate değer bit paralelhkvatdtt. k«nce, Vıyana'da doğmak mere olan vc tüm dünyaya yayılacak olan du-Çok a: insan 1890’da Sigmund Fretıd’u duymuştu, hılınçalu ıthtn ^ Idlâ oluşma aşamasındaYiiı ve popüler olmasına daha 10 yıl vatdt.'
*'*01 göre birincil bellek şimdi kısa süreli hcM olarak adlandmlanheV Wt yakından ilişkili, fakat onunla aynı değildir. Bu bellek üçı damva
Nltnı^k hrlıkıcdır ve o an aljjılanan olayların aynen hatırlanmasını sağlıyordu ikincil bellek, veya sürekli bellek, bireysel farklılıklar olmakla birlikte, benn dokusunda kalıcı izler bırakan yollar olarak kavramlaştırılabilır. James ın de (1890) üzerinde durduğu gibi, “bazı anılar üzerine muhur basılmış bal mumu gibidirler; başka anılardan ne kadar izole edilirse edilsinler, bu anıların etkilen yok olmaz. Bazıları da jöle gibi her dokunuşta titrerler fakat, normal şartlar altında, kalıcı bir işaret sürdürmezler” (s.659). Bundan dolayı bellek karakter olarak dualıstiktir; Hem kalıcı hem geçici. Bununla beraber ıçe-bakışa dayanan güvenilmez nitelikte olanlarını saymazsak; söz konusu bu ıkı sistemi operasyonel olarak birbirinden ayırt etmeye yarayan kanıtların çok azı bilimseldir, james’ten 75 yıl sonra, Waugh ve Norman (1965) birincil ve ikincil bellek arasındaki dışkıyı betimledi (Şekil 7.2’de verilen bu betimleme, bu bolümde daha sonra ele alınacaktır). Waugh ve Norman’ın modelinde sözel bir item, birincil belleğe girer ve tekrarlama yoluyla bu bellekte tutulabilir veya unutulabilir. Tekrarlama ile, item ikincil belleğe girebilir ve kışının sürekli belleğinin parçası haline gelir.
Ebbınghaus ve James’in belleğin derin yapısı hakkındaki erken dönem teorileri uzunca bir süre ilgi görmedi. Fakat, ABD’de hızla büyüyen analitik ve işlevsel psikoloji gibi diğer psikoloji alanlarına tatmin edici geldi. Bilişsel psikoloji ve bilişsel nörobılimın yakın zamanlarda ortaya çıkışına kadar, bu erken dönem psikologların belleğin yapısal özelliklerine dair yaptıkları gözü pek araştırmalar ilgi görmedi. Amerika ve diğer ülkelerde günümüzde görülen diğer bir yöneliş, insan zihnine doğru yapılan en heyecanlı yolculuklardan bin olan belleğin nörobilişsel araştırılmasıdır.birebir ürünler sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder