replika telefonve allah bilgileri
bugün baba geldi ve bu bilgileri yazın dedi replika telefon de bu bilgieri yazdı sizere özel replika telefondiyorki İbnel-Kassar (hadîs-i şerifin tevilinde) der ki: Yani namazı tamam ve kâmil olmaz. Veyahut ömründe bir kere bana, .salât-ü selâm getirmeyenin namazı kabul olmaz.Hadîsçilerin tümü bu hadîs-i şerifin rivayetini zayıf görüyorlar.Ebu Cafer es-Sadık (rahimehullah). Muhammed cl-Bakır (rahimehullah) *ın İbnMes'ud(radıyallahu anh)'dan rivayet ettiği hadîs-i şerifte Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:
— Kim ki (farz veya nafile) olarak namaz kılar da kıldığı namazda bana ve ehl-l beytime salât-ü selâm getirmezse onun namazı kabul olmaz.
Darekutnîdiyor ki: “Doğru olan, şudur ki: Bu söz Ebu Cafer b. Muhammed AH b. Hüseyin'in sözündendir. Çünkü o şöyle demiştir: “Ben herhangi bir namaz kılarda, onda Resûlullah 'a (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ehl-i beytine salât-ü selâm getirmezsem o namazın tamam olmadığı kanaatinde olurum''.
llUlImâin Müslim. Sahih 4. Kıiahu's-.Salâli Bahu'l-Teşehhüdı n's-Salâli'de 60 (40.1) No.tu hadisi 511 ) hadîsi Ibn Abbas (r a )'dan lahrıv clnıı^lir.
1212)İmam İbn Fbı Şcybc'nın Musannerinde Ibn Ömer (r a fd.ııı lahriç citı)tim İmam Süyûtf (r h.) 4cmIiiI Shf 67‘dc kuydclını>(ır
{2\})lmam Mâlik (r.lı.)'ın ve Hâkim ile Dcyhâkî'mn lahriy eniklerini İmam Silyûıi(r.h.) Mena-ııl, Shf. 68’de kaydciminir.
(2l4)lmam Hâkim ve Dıırekulnî ve Ueyhuki'n'm Sebl b Sa'd mı./dan tahriı; ettiğini İmam Sü-iıl(t.h l Menahil 68’de kaydclıniyiir.
RESÛLLILLAH (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM)T SALÂT-Ü SSLÂM GETİRİLEN YERLERİ BEYAN EDER
Bu yerlerden olmak üzere namazda teşchhüdden sonra, duadan önce sal», selâm getirilmesi önerilir. Nitekim bu hususu zikrettik.
Hocam, Kadı Ebu Ali; İmam Ebu'l-Kasım. El-Belhi, El-Farisî, Ebu'l-Hf, sim el-Huzai, Ebu Heysem b. Küleyb, Ebu İsa el-Hafız, Mahmud b. Ctı, lan. Abdullah b. Yezid cl-Mukr’f. Hayve b. Şüreyh Ebu Hani el-Havkı\t kendisine, Amrb. Malik el-Cenbiy’nin, Fudale b. übeyd’in şöylesöyk-digini işittiğini haber verdi;
—Nebiyyi zişan (sallallahu aleyhi ve sellem). adamın birinin namalı (yani namazın sonunda) dua ettiğini ve peygambere salât-ü selâm getin». diğini işitti. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu:
“(Rabbine hamd-ü senâ etmeden önce kendisi için) dua etmekte aok elti”.
Sonra onu yanına çağırdı. Ona ve ondan başka orada bulunanlarahiüiıa buyurdu ki.
‘‘Sizden biriniz namaz kıldığı vakit, Allah’a hamd-ü senâ ile(Eıtcb yatü... diye) başlasın. Sor.ra Peygamber (a/eyb/sse/âm)’a salât-üseüiı getirsin. Bundan dilediği duayı okusun. Bu senedden başkasiyle, ".(I lah’ı lâ’zim ile başlasın” diye rivayet edilmiştir ki, doğru olan da bul-(215).
Ömer b. el-Hattab (radıyallahu anh) diyor ki:
—Resûlullah 'a salât-ü selâm getirilmeden yapılan dua, kılman nam.ıei gök arasında kalıp Allah’a yükselmez f'^lö).
Hz. Ali’den (kerremallahu vechehu) aynı mânâda bir hadîsin Resûlulbhiı (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet edildiği naklolunur. Bırrivayüies Ali (radıyallahu anh)’ın\
‘‘Ve âlââli Muhammed” cümlesini ilâve ettiği nakledilir (217).
(215)/mam Tirmizt. Sünen. Ebv,ıbü'd-Daavai. Babun “Ud uTüccb” de 347J vf .U74Neı.ilıf» le h. Ubcyd (r.a.Tdan iki rivayetin mcininı tııhriç elmi^itır Ayrıca Ebu Davud ve Ncuıdeulınt* lerdir.
(216)İmam Tirmizf, Sünen: Ebvabü’s-Salât. 21. Babu Mu Cae fi Fadli’s-Salâli *lc'n Net«nı|u' de 486 No. ile Hz. Ömer b. Hallab (r.a )‘dan lahriç etmiştir.
(217)Ehu's-Şeyh “E.s-Scvab” adlı eserinde, /fiı.ım Beyhak/'nin "Şuahil'l-lyman ’ dı lıaııâ Yusalliyc alâ Muhammedin ve Ehl-i Ucyiihi" ibaresi ile Hz. .Mi(rM.)'dcn lahriçtdılJıjii'k* Silyıııî (r.h.) Menabil. 68’dc kaydetmiştir.
RESÛLULLAH’A SALÂT-Ü SELÂM GETİRİLEN,..
Yine rivayet edilir ki, dua edenin duası, Peygambere salât-U selâm getirilinceye kadar Allah'a ulaşmaktan menedilir. İbn Mes'ud (radıyallahu anh)’(İ2J^ rivayet edilir:
—Sizden biriniz Allah'tan bir ^cy isleyeceği zaman, Allah 'a lâyık olan kelimelerle, O'na hamd-ü sena ile başlasın. Sonra Nchiyyi zışan (.sallallahu aleyhi ve sellem) 'e salâ(-ü selâm getirsin; sonra dilediğini istesin. Böylccc istediğine nail olmaya daha lâyıktır (218).
Cabir (radıyallahu anh)'den rivayet edilmiştir. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:
—(Her şeyden önce olmama rağmen), beni hayvana binen kim.senin (arkasına astığı) su kabı gibi kılmayın. Çünkü, hayvana binen, su kabını doldurur, yükünü hayvana yükler, sonra su kabını .semerin arkasırta bağlar. Susadığı zaman, sudan içer. Veya abdest almak icab ettiğinde, ab-dest alır. Su içmeye, abdest almaya, ihtiyaç hissetmediğinde ise, suyu döker (beni böyle mütalâa etmeyiniz). Fakat, duanın evvelinde, ortasında ve sonunda bana salât-ü selâm getirmek .suretiyle beni yadediniz (219).
İbn Ata (rahimehullah) diyor ki: Duanın erkânı, kanatları, sebepleri ve zamanları vardır. Eğer dua, erkânına uygun olursa, kuvvetlenir. Kanatlan-na uygun olursa uçarak göğe yükselir. Eğer zamanlarına uygun olursa, dileğin yerine gelir. Eğer, sebeplerine uygun olursa, şayan-ı kabul olur. Duanın rükünleri, huzur-ı kalb, huşu ve hudu’dan meydana gelen kalb yumuşaklığıdır. Bununla beraber dua edenin, bütün sebeplerden ilişkisini keserek, kalb ile Allah’a bağlanmasıdır. Duanın kanatları sözünde sadık olmak, duanın vakitleri ise, seher vakitleridir. Duanın .sebeplen de (evvelinde, ortasında, sonunda olmak üzere) Peygamber (aleyhisselâm)’a salât-ü selâm getirmektir.
Bir hadis-i şerifte Resûlullah (.sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor:
—Bana getirilen iki salât-ü selâm arasında dua yapanın duası reddo-lunmaz (mutlaka duası kabul olur).
Diğer bir hadîs-i şerifte ise şöyle buyurmuştur (aleyhissalâtû vesselam):
—Her dua gökte takılıp kalmıştır. Bana .salât-ü selâm getirildiği zaman o dua (Allah’a) yükselir (220).
Haneş’in tbn Abbas (radıyallahu anhüma)’dan rivayet ettiği, duasının sonunda İbn Abbas şöyle der; "Ya Rabbi, duamı kabul buyur." Sonra
(218)/num Tabcrinî'nın sahih bir isnadlu rivuyciı Uhriç cltifinı İmam Süyûıt (r.h.) Menahil, (68) de kaydeımiflir
(119) İmam Bezzar, Ebu lâVİ'nın ve Beyhakî'nin ŞuabU’l-Iyman’ında lahriç ettiklerini İmam SOyûtf (r.h.) Menahil 68’de kaydcımiştir.
(220) Tahrici yukarıda geçli, oraya bukıla.
şöyle diyerek Rcsûlulhıh’a salât-ü selâm getirmekle başlarsın (duayadtı, "Allahümme innîeselüke cn tusalliyc alâ Muhammedin abdike biyyike ve resûlike cidale ma sallcyle alâ ahadin min balkıkc ecmı^ âmin.” (221).
Resûlullah (salhllahu aleyhi vc scllcm)'c .salâl-ü selâm gelirilmeMer, ken yerlerden bazıları da şunlardır:
Resûlullah (aallallahu aleyhi vc sellem) zikredildiğindc.
İsını işitildiğindc.
Veyahut ismi yazıldığında.
Veyahut ezan (ve kamet) anında.
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor:
— Yanında anıldığımda bana .salât-ü selâm getirmeyen adamınb«. nu yere sürtsün (yeryüzünde sürünsün) (222).
Ibn Habib (rahimehuUah) hayvan keserken Nebiyyi zişan’a salâtûsde getirmenin mekruh olduğunu söyler.
Suhnun (rahimehuUah) (222a) taaccüp anında salâl-ü selâm getirmeninnci ruh olduğunu söyler. Çünkü der, Resûlullah’a (sallallahu aleyhi vestlkz ancak sevap talep etmek için salâl-ü selâm getirilir.
Esbağ, İbn Kâsim (rahimehuUah)'dan rivayet ederek der ki. "İkiyent dır ki, orada Allah'dan başkasının ismi anılmaz:
1Hayvan keserken,
2—Aksırmak anında.
Bu iki yerde Allah’ın ismini zikrettikten sonra ‘‘Muhammedün Resûlûlikı deme. Eğer Allah’ın ismini zikrettikten sonra “Sallallahu âlâ Muhamırm derse, Allah’ın ismiyle birlikte zikretmiş olmaz. (Çünkü cümlenin bu velki cümle ile ilişkisi yoktur). E^heb (rahimehuUah) aynı görüşü kattıV nerek şöyle der: “Hayvan ke.serken ve aksırırken, salât-ü selâm getınM sünnete uymak bakımından iyi değildir.
Nesai (Ebu Davud, İbn Mâce) Evs b. Ev.s’den rivayet etmişlerdir. On günü kendisine çok salâvat getirilmesini emrettiğini Resûlullah (sallaifc aleyhi ve sellem) rivayet etmiştir (223).
|221) Huncf h. Abdullah h. Anır h Han/clc b MchJi'dit Kunvcsı £hu R.i}iJ‘ıır YeiMtiS* H'lıtiııdcn ve lâbiin'Jendıı. Neşr-ı dm icm Lndtılu.s'c giimijtir. Alııka'd;! IIktİ IQ0yılıiM)3linriı clmiylir. Hadisin mücIlil Kaadı /y.ız'a (şclcn lariki ond,ındır.
(222) İmam Tirmi/i, SUnen. lilıvabû'd-Oaival; nabu'ıı-li Kavli Rcsülullahi(s.,>ı.v)Rıjanfts Rcvlcri'dc .1539 No. ile Ubtı Hıneyre (r.a.rdan tnhric cdilınijtir.
(222a) Mekruh olnvasının sebebi. Resûlullahın ismiyle, Allah'ın ısınının kariümasındınJoli)il» yapnıaklan kıırkınaklır. “Hı\milhıhı veMillallabu aleyhi" pıbı, Bısmıllahı vennehıyyıdemet siz haramdır. Böyle diyerek kesilen hayvanın clı yenmez. Söyleyen kâfir olur (Müicıcım ŞflkıSt c.2s II4II5)
Rcsûlullah a (sullalluhu aleyhi ve sellem) salâl-ü selâm getirilmesi gereken yerlerden biri de mescide giriftedir. Ehu Ishak h. Şaban der ki: “Mescide giren kimsenin. Rcsûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) Al-lahıimmc sallı ve barik ve (erahham alâ Muhammedin ve âlihi ve sellim leslima” diyerek salât-ü selâm getirmesi gerekir. Salât-U selâmdan sonra şöyle der: “Ellalıümmağfîr /iınuhi ve (ehli ebvabe rahmelike”.
(Ey Allah’ım, günahlarımı affel.Ve bana rahmetinin kapılarını aç). Camiden çıktığı zamansa aynı sakil-ü selâmı getirip, duayı okur ve “Rah-metike”nin yerine “Eadlike” der (224).
Amr b. Dinar (k.s.). Allahü Teâlâ’nın;
“...ancak evlere girdiğiniz zaman, Allah katında meşru ulan mübarek, pek hoş sağlık dilcyişiyle kendinizden olanlara (mü'minlcre yahut evde kimse olmadığı taktirde bizzat kendinize) selâm verin. İşte Allah âyetlerini (hükümlerim) size böyle açıklıyor, olur ki anlarsınız (225). âyel-i çelilesi hakkında şöyle der: “Eğer eve girdiğinde evde kimse yoksa şöyle selâm ver":
“(Esselâmü ale’n-nebiyyi ve rahmetullahi ve berekatühu, es.selâmü :ıle>na ve alâ ihadillahissaliliin, esselâmıı alâ dilil beşli ve nıhınctullahu \e herekalühıı).
İbn Ahbas (radıyallahu anhüma) buradaki evlerden murad. mescidlerdir” der. Nesai (rahimehullah) da şiiylc diyor: “Eğer mesadde kimse yoksa şöyle selâm ver (me.scidc girdiğinde):
“Esselâmü alâ Kesûlillahi”.
Eğer evde kimse yoksa o zaman şöyle selâm ver:
“Esselâmü aleyna ve alâ ibadillahissalihin’’ (226).
Alkame (rahimehullah)’dcn şöyle rivayet edilir:
— Ben mescide girdiğim zaman şöyle derim:replika telefon yazdık..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder