tablet pc,den islambilgileri2

 tablet pc

tablet pc,den islambilgileri2 bugün yine tablet pc ve ben sizler icin allah icin islam icin yazılarımızı paylasmaya devam ederken sizlerin bu yazılarımızı okumanızı istiyoruz ve sizlerler icin tablet pc diyorki anadolu’nun fethinde büyük yararlıklar gösteren Oğuzların Döğer boyundan Türkmen beyi Artuk Bey’e.Sûriye Selçuklu hükümdârı tarafından Kudüs’ün idâresi verildi. Artuk Bey burada vefât etti. Büyük Selçuklu hükümdârı tarafından kendilerine iktâ yâni timâr olarak verilen topraklarda Artuk Bey’in oğulları.Halep Selçuklu meliki Rıdvan, 1117 (H.511) senesinde vefât edince, Halep halkı İlgâzî’yi şehre davet etti. Halk onu bir kurtarıcı olarak karşıladı. Fakat bir süre sonra şehrin muhâfazası için oğlu Timurtaş’ı görevlendirerek Mardin’e döndü. İlgâzî, 1119 (H.513) senesinde kendisine bağlı olan Erzen ve Bitlis beyi Toğan Arslan’la birlikte kırk bin kişilik bir ordu ile Antakya üzerine yürüdü.
Antakya haçlı kontu Roger aynı sayıda ordu ile karşısına çıktı. Haçlılar Antakya yakınlarındaki muhârebede yenilgiye uğraailar. Roger de ölüler arasında idi. İlgâzî, haçlıların elinde bulunan bir çok yeri ele geçirerek, onları denize kadar sürdü. Çok mikdarda ganîmetle Haleb’e uğradıktan sonra Mardin’e vardı. İlgâzî’-nin haçlılara karşı kazandığı zaferler karşısında, Muhammed Tapar’ın yerine geçen Sultan Mahmûd, Silvan’ı İlgâzî’ye verdi. İlgâzî, 1121 (H.515) senesinde Sultan Mahmûd tarafından Gürcistan seferine me’mur edildi. İlgâzî’nin yanında bir çok Türkmen beyi ve emîri de vardı. Tiflis’e vardığında Selçuklu Tuğrul’u beklemeden hemen muhârebeye tutuştu ve bozguna uğradı. Kendi bölgesine geri dönen İlgâzî, yanına Belek Bey’i de alarak Urfa’yı kuşattı. Kuşatma sırasında rahatsızlanınca komutayı yeğeni Belek Bey’e bıraktı. Belek, bu muhârebede haçlıları büyük bir hezîmete uğrattı. Urfa kontu Jocelin ve Birecik senyörü Gale-nan ile birlikte yirmi beş senyörü de esir aldı. Bu zafer, Belek’in şöhretinin İslâm ve hıristiyan dünyâlarında yayılmasın^ sebeb oldu. İlgâzî, tutulduğu hastalıktan kurtulamayarak, 1122 senesinde vefât etti.İlgâzî, adâleti, ihsânı, ve halka hizmeti ile meşhurdu. Diğer memleketlere nazaran Mardin ve Haleb’de vergileri hafifletmek suretiyle halkın sevgisini kazandı. Zamânında, hâkim olduğu bölgede âsâyiş sağlandı. Ticâret kervanları emniyet ve intizam içinde işlemeye başladı. Harap köyler îmâr edildi ve komşu bir çok beyi de tâbiiyeti altına aldı.İlgâzrnin yerine geçen yeğeni Belek Bey, Halep’de iken, haçlıların Harput’u ele geçirdiğini haber • alınca, sür’atle Harput’a dönerek kaleyi kuşattı ve tekrar aldı. Hıyânet edenlerin ve müslümanları öldürenlerin cezâlarını verdi.
Moğollar Meyyâfârıkîn’e girdiği zaman, sâdece insan ölüleri İle karşılaştılar. Mardin kalesinde bulunan erzak sâyesinde Necmeddîn İlgâzî, Moğol kuşatmasına sekiz ay dayanabildi. Kalede bulunan halkın çoğu açlıktan ve vebâ hastalığından öldü. Necmeddîn Gâzî de hastalığa yakalananlar arasında İdi. En sonunda Necmeddîn Gâzî’nin oğlu Moğollarla anlaşmaya razı oldu. Anlaşmaya göre Artuklular, Moğol tâbiiyetine girecek, Moğollar da emân dileyenleri ördürmeyecekti .Kara Arslan, Hülâgu’nun yanına çok kıymetli hediyelerle gitti. Hülâgu, memleketine dönmekte olan Kara Arslan’ın yanına bir tabur Moğol askeri kattı. Böy-lece Kara Arslan’ın ilerde muhâlefet etmesini engellemeye çalıştı. Kara Arslan yola çıktıktan sonra, Hülâgu bir yolunu bulup, onun en kuvvetli altmış yedi emîrini öldürttü.Fahreddîn Kara Arslan, Moğolların tâbiiyetinde 1259 (H.657) senesinden 1291 (H.691) senesine kadar uzun ve sâkin bir hayat sürdü. Bu sâyede küçük Artuklu Devleti’ne bir buçuk asırlık ömür daha sağladı. Kara Arslan, 1291 (H.691) senesinde otuz üç senelik saltanattan sonra öldü ve Mardin’de yaptırdığı Muzafferiye Medresesi bahçesine defnedildi. Yerine oğlu, Şemseddîn Dâvûd geçti. Dâvûd’un saltanatı üç yıl sürdü. Dâvûd’un ölümü üzerine Kara Arslan’ın diğer oğlu İkinci Necmeddîn Gâzî tahta çıktı. İkinci Necmeddîn Gâzî, 1312 (H.712) senesine kadar saltanat sürdü. Moğol hâkimiyeti altında olan Güneydoğu Anadolu’da birlik ve berâberlik bozuldu. Necmeddîn GâzFnin en mühim işi, saltanatı boyunca baş kaldıran küçük beylikler ve gayr-i müslim tebea ile uğraşmak oldu.Necmeddîn Gâzî’nin vefâtından sonra başa, oğlu Ali Alpı geçtiyse de on yedi günlük saltanattan sonra zehirlenerek öldü. Bunun üzerine kardeşi Melik
vefât etti. Yerine oğlu Ahmed geçtiyse' de kısa bir süre sonra o da vefât etti. Ah-med’in oğlu Sâlih Mahmûd çocuk olduğu için, ancak dört ay saltanat sürdü. Yerine amcası Dâvûd sultan oldu ve 1376 (H.778) senesine kadar saltanat sürdü. Vefâtı üzerine yerine oğlu îsâ geçti.Tîmûr Hân’ın ordularıyla Güneydoğu Anadolu üzerine yürümesi ve zaferler kazanarak Mardin’e yaklaşması üzerine Melik îsâ, onun tâbiiyetine girmeyi kabûl etti. Fakat iki ordu askerleri arasında küçük çarpışmalar oldu. Sultan îsâ, Tîmûr Hân’a hediyeler sunmak için şehirden çıkarken, kardeşine ve komutanlarına kaleyi aslâ teslim etmemelerini tenbihledi. Fakat mâiyeti ile birlikte esir alındı. Tîmûr Hân, Musul seferinden dönüşünde Mardin’i kuşattı. Mardin kalesinin kuvvetli olması yüzünden muhâsara uzun sürdü ve pek çok müslüman öldü. Artuklu vezîri Alâeddîn Altınbuğa, Tîmûr Hân’ın ordusuna çok zâyiât verdirdi. Sultan îsâ’nm yerine yeğeni Melik Sâlih’i tahta çıkardı. Bir süre sonra Tîmûr Hân, îsâ’yı affetti. Adına hutbe okutması ve para bastırması şartıyla Mardin’e gönderdi. Melik Sâlih tahtı amcasına bıraktı. Sultan îsâ tahta geçtikten sonra bir süre daha Tîmûr Hân’a itâat etti. Sonraları Memlûk-lere karşı savaşmayı red ederek bu itâat-ten vazgeçti. Bunun üzerine Tîmûr Hân Mardin üzerine yürüdü. Şehrin muhasarasını Akkoyunlu reisi Kara Osman'a bırakarak bir kısım kuvvetiyle Bağdad taraflarına aitti.
Bu sebeble Sultan îsâ, ağır şartlar altında Tîmûr Hân ile anlaşmaya mecbur kaldı ve Tîmûr tarafından affedildi. Bu sırada Kara Osman, Urfa, Suruç ve Siverek bölgelerinde söz sâhibi olan Türkmen reisi Dımışık Hoca ile Yağmur Bey’i itâati altına aldı. Bunların yardımıyla Mardin'i kuşattı. Fakat yine başarılı olamadı.Kardeş ve akrabâ olan Karakoyunlular ile Akkoyunlular arasında Mardin ile Hısn-ı Keyfâ arasındaki Savur civârında çok şiddetli savaş oldu. Karakoyunlu Kara Yûsuf, bir ara Kara Osman’a haber göndererek: “Her ikimiz de Türkmeniz. Bundan sonra birbirimizle uğraşmayalım. Ben Çağataylarla, sen ise Anadolu taraflarıyla meşgûl ol” dedi. İkisi arasında andlaşma olunca. Kara Osman tekrar Mardin’i kuşattı. Sultan îsâ, bu sırada Halep bölgesinde istiklâlini îlân eden Çekim Bey’den yardım istedi. Mardin yakınlarında konaklayan Çekim, Sultan îsâ’nın isteğini vezirlerle istişâre etti. Varılan karar gereği Kara Osman’ın üzerine yürüdü.Artuklular bu büyük ki sonra Mardin surları içine müdâfaaya başladılar. Sli yerine oğlu Şehâbeddîn Al geçirdiler. Şehâbeddîn Ahrr yunlu hükümdârı Kara Yi Osman’ın Mardin’i kuşattı^ bir mektup gönderdi. Bunı Kara Yûsuf Diyarbakır’ı k Osman, Mardin kuşatmasır hızla Diyarbakır’a döndü. Akkoyunluları mağlûb etti, tânı Şehâbeddîn Ahmed, Kara Yûsuf’a karşı koruye anlayınca. Kara Yûsuf’u Ma etti. Kara Yûsuf, Şehâbed< 1409 (H.812) senesinde M derdi. Böylece Mardin Artul karıştı.Artuklular hep ayrı beyll görülen’siyâsî teşekküller hj lar ve hiç bir zaman tek bir d< dılar. Haçlılara karşı cihâdlaı olan İlgâzî ve Belek Bey mücâhid sultanlar, bütün kendi otoriteleri altına top devletin bünyesinde hukûl meydana getiremediler. Me beyliklere dokunmadılar. Ba sultan, siyâsî hâkimiyeti, ker kalmak sûretiyle oğlu, kard olmak üzere şehzâdelere tal bu ise merkezî bir devlet kurı sünü engelliyordu.Kuşatması sırasında aldığı bir ok yarası ile 1124 (H.518)’de şehîd oldu. Haçlıları Anadolu’dan temizlemeye çalışan Belek Bey'in âni ölümü, Türkler arasında bir şaşkınlık ve üzüntüye sebeb oldu. Yerine İlgâzFnin oğlu Timurtaş geçti. Kardeşi Süleymân ise, Harput ve Palu bölgesini ele geçirerek buralara sâhib oldu. Süleymân’ın ölümü üzerine bölge, Hısn-ı Keyfâ Artuklu beyi Muînüddîn Sökmen’in oğlu Dâvûd’un eline geçti. Fakat bir süre sonra Timurtaş bu şehirleri geri aldı.İhtiyatlı bir şekilde devletini kuvvetlendiren Hüsâmeddîn Timurtaş, 1154 (H.548)’de Mardin’de öldü. Şehrin altındaki şehîdlikte defnolundu. Yerine, oğulları arasında en liyâkatlisi olan Nec-meddîn Alpı tahta çıktı. Necmeddîn Alpı, Mardin’deki devlet işlerini yola koyduktan sonra, Meyyâfârıkîn’e gitti. Buranın vâlisi Yınal’ı görevden alıp, yerine İlal-mış’ı getirdi.Necmeddîn Alpı’nm, 1157 (H.552) senesinde Hısn-ı Keyfâ Artuklu huküm-dârı Fahreddîn Kara Arslan ile arası bozuldu. Necmeddîn Alpı, Ahlatşah hükümdârı Sökmen ile birleşerek Hısn-ı Keyfâ Artuklulan’nın topraklarını işgâl etti. İki Artuklu devleti karşı karşıya gelip tam savaşacakları sırada, Necmeddîn Alpı ile Kara Arslan anlaşarak memleketlerine geri döndüler. Bu olaydan sonra iki hânedânlık arasında kuvvetli bir dostluk kuruldu.Necmeddîn Alpı ile Kara Arslan arasında devâm eden dostluk, hânedânlığın yükselmesine sebeb oldu.' Güneydoğu Anadolu bölgesi bu sâyede îmâr ve medeniyet yolunda ilerledi. Necmeddîn Alpı’mn, oğlu Kudbeddîn İlgâzfye, Kara Arslan’ın kızını alması ile hânedânlık iki taraftan da birbirine daha sıkı bir şekilde bağlandı.Necmeddîn Alpı, yirmi iki yıl saltanat sürdükten sonra 1176 (H.572) senesi
Necmeddîn Alpı’nın vefâtından sonra yerine, oğlu Kudbeddîn İkinci İlgâzî geçti. İkinci İlgâzî sekiz yıl süren saltanatı müddetince hâkimiyetini kabul etmeyen emirlerle ve topraklarını ele geçirmek isteyen Eyyûbîler’le uğraştı. Mardin’deki Büyük Câmi’yi yaptıran İkinci İlgâzî 1184 (H.580) senesinde vefât edince, yerine oğlu Hüsâmeddîn Yavlak Arslan tahta çıktı. Yavlak Arslan’ m yaşı küçük olduğundan, devleti, babasının vezirlerinden Nizâmüddîn Alp Kuş idâre etti. 1185 (H.581) senesinde Ahlatşah sultânı İkinci Sökmen’in vefâtı üzerine Artuklu Devleti’nin idâresi' tamâmiyle Alp Kuş’un eline geçti.Alp Kuş, Yavlak Arslan’ın ölümü üzerine yerine geçen Artuk Arslan’ı da vesâ-yet altında tuttu. Artuk Arslan, 1204 (H.601) senesinde Alp Kuş’u bertaraf ederek devletin tek hâkimi durumuna geldi. Artuk Arslan uzun seneler Eyyûbî-ler ile muhârebelerde bulundu. 1231 (H.629) senesinde ardı arkası kesilmeyen Moğol orduları, Mardin Artuklulan’ nın topraklarını işgâl ile ele geçirdikleri pek çok müslümanı şehîd ettiler. Artuk Arslan ve halk, Mardin kalesine sığınarak Moğol katliâmından kurtuldular.Otuz beş yıl saltanat süren Artuk Arslan, 1239 (H.636) senesinde ölünce yerine, oğlu Necmeddîn Gâzî geçti. Saltanat kavgasına mâni olmak için diğer üç kardeşini hapsettirdi. Necmeddîn Gâzî, 1242 (H.640) senesinde: Urfa, Harran ve Cezîre’yi Halep Eyyûbîleri’nden geri aldı. Moğollar, 1251 (H.650) senesinde tekrar.Diyarbakır ve Meyyâfârıkîn (Silvan) havâlisine girdiler. Bir çok müs-lümanı öldürdükten ve çok mikdarda ganîmet aldıktan sonra geri Azerbaycan’a döndüler. 1256 (H.654) senesinde Azerbaycan’da başkent Tebriz olmak üzere İlhanlı Devleti kuruldu. Hülâgu, Güneydoğu Anadolu’da bulunan beylikleri kendine itâate dâvet etti.  Meşgaleleri zarûrî devlet işleri ve cihâddan başka bir şey değildi. Bununla beraber ılım ve kültürü himaye etmeyi kendilerine bir vazife sayıp, ellerinden ge'en. esırgem^ diler. Artuklu sultanlarının ılım sâhıbı olmaları, Hüsâmeddîn Timurtaş ile başladı. O, ilim adamlarını himâye eder ve bizzat ilim ve edebiyât ile uğraşırdı. Artuklu sultanlarının büyük merkezlerde yaptırmış oldukları medreselerde değerli ilim adamları yetişti. Bölge, Bizans hududuna yakın olduğu ıçm. medreselerde yetişen âlimler, İslâmiyet in yayılması için çok gayret gösterdiler ve halkı durmadan cihâda teşvik ettiler. Memleketlerinin ticârî ve iktisâdî imkânlarını geliştirdiler. Zamânın diğer Türk hükümdârları gibi yurtlarının medenî yönden yükselmesi ve halkın ihtiyaçlarının giderilmesi için çok çalıştılar. Ülkelerini; câmi. medrese, imâret, zaviye, köprü, kervansaray, hastâne ve kalelerle süsleyip bir medeniyet diyârı hâline getirdiler. Artukluların Mardin ve çevresinde yaptırdıkları pek çok eser vardır: evet arkadaslar tablet pc yine sizlere bilgilerini sundu ve yarın kaldıgımız yerden devam edecegiz.



tablet pc, tablet,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder