medikal ürünler,den islam bilgileri99

medikal ürünler


medikal ürünler,den islam bilgileri99 bugün medikal ürünler sizin icin islam bilgilerini sizlere daha saglıklı bir sekilde sunmaya calısan elemanlarımızın sayesinde bu yazılar hazırlanıyor ve güzel islam bilgilerini sunan medikal ürünler sizler icin herzaman yazmaya devamö edecek medikal ürünler diyorki  Emevî halîfelerinin üçüncüsüdür. Dîni, kanâ’ati, takvâsı, insâfı çok idi. 42 de tevellüd, 64 de vefât etdi. 64 de babası vefât edince, halîfe oldu ise de, kırkıncı günü minbere çıkarak,(Halîfe olmaktan âcizim. Size Ömer gibi bir halîfe aradım. Bulamadım. Siz beğendiğinizi halîfe yapınız) diyerek hilâfeti bırakdı. İbâdetle meşgûl oldu. Kırk gün sonra vefât etdi. Yerine Mervân geçdi. 36.

161— MUGÎRE-TEBNİ ŞU’BE: Eshâb-ı kirâmdandır. Arabistanın meşhûr dâhilerinden biridir. Yemâme ve Şam gazâlarında bulundu. Yermük muhârebesinde bir gözü yaralandı. Kadsiye, Nihâvend ve Hemedân zaferlerinde bulundu. Hazret-i Mu’âviye, Amr ibni Âsi Mısıra ve oğlu Abdüllah bin Amri Küfeye vâlî yapınca, Mugîre halîfeye, (Bir arslanın iki çenesi arasına nasıl giriyorsun?) dedi. Bu söz üzerine Abdüllahı azl edip yerine Mugîreyi Küfe vâlîsi yapdı. Vâlî iken, ellinci yılda vefât etdi. 63, 118.

162— MUHAMMED BAKIR: İmâm-ı Hüseynin torunu, îmârn-ı Zeynel’âbidîn Alînin oğludur. Oniki imâmın beşincisidir. îmâm-ı Ca’fer Sâdıkın babasıdır. Elli yedide, Medînede tevellüd, 113 [m. 732] de vefât etdi. Medînede, Bakf dedir, ilmi, irfânı, takvâsı pekçok idi. 69, 113.

163— MUHAMMED BİN AHMED KEMÂLEDDİN:

Taşköprü zâde Muhammed bin Ahmed 959 da tevellüd ve 1030 [m. 1621] de vefât etdi. Âşık pâşa câmi’î avlısında, babası yanındadır. Babasının (Miftâh-üsseâde) kitâbını türkçeye ter-ceme ederek (Mevdû’ât-ül-ulûm) adını vermişdir. 108.

164— MUHAMMED BİN CERÎR: Taberî ismiyle meşhûr olan târihcidir. Adı Muhammed ibni Cerîrdir. Tefsîr, hadîs, fıkh ve târih bilgisi pek fazla idi. 224 [m. 839] de İranın şimâlindeki Taberistanın Âmül şehrinde tevellüd, 310 [m. 923] de Bağdadda vefât etdi. Büyük tefsiri ve büyük târihi meşhûr-dur ve çok kıymetlidir. Elde bulunan türkçe târihi, küçük kitâbının tercemesidir. 117.

165— MUHAMMED BİN EBÎ BEKR SIDDÎK:

Hazret-i Ebû Bekrin oğludur. Annesi Esmâ idi. Cemel ve SıfRnde imâm-ı Alî tarafında idi. Hazret-i Alî zemanında Mısır vâlîsi oldu. 38 yılında, Amr ibni Âs ile harb ederken.daha önce îmâna geldi ise de, babasının korkusundan belli etmemişdi. Huneyn gazâsında baba oğul, Resûlullah önünde kahramanca çarpışdılar. Resûlullahın kâtibliğini yapmakla da şereflendi. Hazret-i Hbû Bekrin Şama gönderdiği orduda, kardeşi Yezîd ile birlikdc bulundu. Yezîd,Şam vâlîsi yrpıldı. Yezîd ondokuzuncu yılda vefat edince, hazret-i Ömer, Mu’âviyeyi Şam vâlîsi yapdı. Hazret-i Osmân, bütün Sûriyeyi bunun emrine verdi. Şamda, yirmi sene altı ay vâlî idi. 41 de Küfede halîfe oldu. Şamda yirmi .sene de halifelik yapdı. Altmış 60 [m. 680] târihinde, yetmi.şdokuz yaşında Şamda vefât etdi. Çok akili, zeki, güzel konuşur, çok .sabrlı, halîm ve çok cömerd bir zât idi. Dîn-i islâmın yayılmasına ve yükselmesine çok hizmet etdi. Çok memleketler aldı. İslâm âlimleri kendisinden birçok hadîs-i şerîf almış, kitâblanna yazmışdır. Bu da, büyüklüğünü ve âlimlerin, din imâmlarmın kendisine inanç vc i’timâdını göstermekdedir. Abdüllah ibni Abbâs ve libüddürdâ ve birçok Sahâbe ve Tâbi'în kendisinden hadîs dinlemiş ve bunları din imâmlarına bildirmişlerdir. Öleceği zeman, Fahr-i âlemin «sal-lallahü aleyhi ve .sellem» kendisine hediyye etdiği bir gömleğe sarılıp, hazînesinde saklamış olduğu, Resûlullahın saç ve tırnak kesintilerinin de gözlerine ve ağzına konularak defn edilmesini vasiyyet etmi.şdi, llazret-i Alî ile birbirlerine bed diiâ etdikle-rini, Kısas-ı enbiyâ yazıyor ise de bunu, şî'îlerin uuiurmuş olduğu, kıymetli kitâblarda yazılıdır.

(Medâricünnübüvve), 661.ci sahîfede diyor ki. inıâm-ı Ahmedin (IVliisned) kitâbmdan. imâm-ı Süyûtînin çıkardığı hadîs-i şerîfde, İrbad bin Sâriye diyor ki. Resûlııllahın yamıula idim. Buyurdu ki: (Yâ Rabbî, Mu’âviyeye yazı ve kitâb öğret ve onu azabından koru!) îmâm-ı Alî «radıyallahü anlı» buyurdu ki, (.Mu’âviyenin halîfe olmasını islemiyorsunuz, l ekat o olmasaydı, çok kelleler bedenlerinden ayrılırdı).
167— MUHAMMED BİN HANEFİYYE: Hazret-i Alînin oğludur. Annesi Havledir. Hicretin yirmi birinde tevellüd, 71.Cİ yılda Medînede vefât etdi. Tâbi’înin büyüklerindendir. Fıkh âlimi, vera’ ve takvâ sâhibi idi. Babasının çok sevgisini kazanmışdı. Cemel vak’asına karışmak istemedi ise de (Babanın bulunduğu tarafın haklı olduğunda şübhen mi var?) sözü üzerine babası yanında harb etdi. Abdüllah ibni Abbâs ile birlikde, ibni Zübeyre bî’at etmedi. 19, 129.

168— MUHAMMED BİN MAHMÛD BÂBERTÎ: Ekmelüddîn-i Mısrî, Erzurum civârında Bayburdda 712 de tevellüd, 786 [m. 1384] de vefât etdi. (Fıkh-ı ekber)i, Nesefinin (Mennâr) ını, (Meşârikulenvâr) ı ve dahâ nice kitâbları şerh etmişdir. Hidâyeye (İnâye) adında şerh yazmışdır. Çeşidli kitâblar da yazmışdır. 129.

169— MUHAMMED BİN YÛSÜF SİNNÛSÎ: İmâm ı Hasen soyandandır. Şerîfdir. 895 [m. 1510] de vefât eyledi. Kelâm ve akâ’id üzerinde çeşidli kitâbları vardır.

Cezâirde Şâzilînin bir kolu olan (Sinnûsî) yi kuran Muhammed bin Alî Sinnûsî başka olup, 1260 da Cezâirde tevellüd ve 1276 da Bingâzî çölünde vefât etmişdir.

170— MUHAMMED CEVÂD: Muhammed Takî, on iki imâmın dokuzuncusudur. İmâm-ı Alî Rızânın oğludur. 195 de Medînede tevellüd, 220 [m. 833] de Bağdadda vefât etdi. Halîfe Me’mûnun dâmâdı idi.

171— MUHAMMED PÂRİSÂ:

Muhammed bin Mahmûd hâfız Buhârî, Behâüddîn-i Buhârî-nin eshâbının büyüklerindendir. 756 da tevellüd, 822 [m. 1419] de vefât etdi. 822’de hacca gitmek üzere Buhârâdan çıkdı. Bir senede Mekkeye gelip, haccı îfâ etdi. Hasta oldu. Tavâf-ı vedâh güç yapdı. Medîneye geldi. Ertesi gün vefât etdi. Bursada şeyhülislâm olan Şemseddîn-i fenârî, nemâzında bulundu. Hazret-i Abbâsın türbesi yanına defn edildi.
1741] de vefât ile tekkede babasının yanına defn edilmişdir. Muhammed Murâd «kuddise sirruh» 1055 de Kâbilde tevellüd edip yüksek ilmleri öğrendikden sonra hacca gitdi. Sonra Hin-distana gelerek Müceddîdî Muhammed Ma’sûm-i Fârûkînin [1009 - 1080] «kuddise sirruh» kalbleri cilâlıyan sohbet ve teveccühleri altında yükselerek tekrâr hacca ve üç sene sonra Bağdâd, İsfehan, Buhârâ, Belh, Semerkand, Mısır, Şam ve 1092 de îstanbola gelip, hazret-i Hâlid «radıyallahü anh» civâ-rında beş sene neşr-i ulûm ve tenvîr-i kulûb eyledi. Şam yolu ile dördüncü haccını yapmış, 1120’de tekrâr İstanbula gelip. Sultân Selim «rahmetullahi aleyh» civârmda, Bacaklı efendi menzilinde yerleşmişdir. 1132 [m. 1719] de vefât ederek Ebülhayr efendi tarafından medresesinin dershânesine defn edilmişdir. Murâd-ı Münzâvî «kuddise sirruh» hakkındaki bilgiyi, (Kâdi-ri hâne) ismi ile tanınan hânekah-ı İsmâil Rûmî «kuddise sirruh» meşâyih-i kirâmından ve Sultan Abdülhamîd hân-ı sânînin [1258 - 1336 hicri, Çenberlitaşda Sultân Mahmûd türbesinde] meclis-i meşâyih reisi, şerif Ahmed Muhyiddînin [1327] (İstanbul tekâyâsı) risâlesinden aldık. Büyük zahmet ve fedâkârlıkla hâzırlanmış olan bu risâle, İstanbol halkına asrlar boyunca feyz ve irfân saçan yüzlerle ahlâk ve fazilet yuvasını ve bunlarda parhyan binlerle ilm ve nûr kaynaklarını ve bunların kalblerini aydınlatdıkları zemanları güzel bir san’alla göster-mekde olup, cidden kıymetli bir târih hazînesidir.Şamda yerleşdi. Elliyedi [57] senesinde vefât etdi. Resûlullahın «sallallahü aleyhi ve sellem» yedinci babasının ismi de, Mürre bin Kâ'b idi. Bunun bir oğlundan (Benî Mahzûm), İkincisinden (Benî Teym),üçüncüsünden (Benî Hâşim) kabileleri hâsıl oldu. Resûlullah üçüncü, Ebû Bekr ikinci, Ebû Cehl birinci kabiledendir. 126.

177— MÛSÂ KÂZIM: İmâm-ı Ca’fer Sâdıkın ocudur. On iki imâmın yedincisidir. 129 yılında Medînede tevellüd, 186 [m. 839] da Bağdadda vefât etdi. Kâzımiyye denilen mahallededir. Zühd ve takvâsı, kerem ve cömerdliği ile meşhûrdur.
Medîneden Bağdada getirip habs etdi. Sonra, halîfe Hârûn da habs etdi ve zindanda vefât etdi. Kâzımiyye mahallesi, Bağdadın on kilometre şimâl garbında, Dicle nehrinden beş kilometre içerdedir. Ehâlîsi şî’îdir. Türbesi çok süslü olup, yanında büyük câmi’ vardır. Dicle kenârında, İmâm-ı a’zamın türbesi vardır. 165.

178— MÜSEYLEME-TÜL-KEZZÂB: Vakt-i se’âdetde Yemâme tarafında peygamberlik iddi’a eden bir adam olup, önce islâma gelmiş iken, sonra mürted olup, çok kimseleri kendine bağladı. Resûlullah efendimize bir mektûb gönderip, kendilerine inandığını, fekat kendisinin de peygamber olduğunu bildirdi. Arabistanın yarısı senin, yarısı benim olsun dedi. O sırada Resûlullah vefât edince, hazret-i Ebû Bekr, hilâfetinin ikinci yılında, Hâlid bin Velîd kumandasında asker gönderip, şiddetli harb oldu. İki tarafdan, yirmibin kişi öldü. Mürtedler mağlub ve mahv olup, Müseyleme, Vahşî «radıyallahü anh» tarafından öldürüldü.
179— MÜSLİM: Ebülhüseyn Müslim bin Haccâc Kuşeyrîdir. Hadîs imâmıdır. (Sahîh-i Müslim) kitâbı, Buhârî-den sonra, en kıymetli hadîs kitâbıdır. 204 [m. 819] da Nişâ-pûrda tevellüd,261 [m. 874] de yine orada vefât etdi. Ahmed ibni Hanbelin talebesi idi. Kitâbmda yedibinikiyüzyetmişbeş hadîs-i şerîf vardır. Bunları, üçyüzbin hadîs arasından seçmiş-dir. İmâm-ı Buhârî ile Nişâpurda bulundu. Çok sevişdiler. Buhârî-i şerîfdc de yedibinikiyüzyetmişbeş hadîs-i şerîf vardır. II.

180— MÜSTAĞFİRÎ: EbüP Abbâs (Kitâbülvefâ) yazarıdır. 133.

181— MÜZENİ: Ebû İbrâhîm İsmâil bin Yahyâ, Şâfı’î mezhebi fıkh âlimlerindendir. İmâm-ı Şâfı’inin talebesi idi. Fıkh, kelâm ve hadîs ilmlerinde çok üstün idi. Vera’ ve takvâ sâhibi idi. 175 de Mısrda tevellüd ve 264 [m. 878] de Mısrda vefât etdi. Karâfc-tüs-sugrâ kabristanında imâm-ı Şâfı’inin yanındadır. Şâfı’î mezhebi fıkhım toplıyan ve kitâblara geçiren budur. Çeşidli kitâbları vardır. (El-muhtasar) kitâbı meşhûrdur. 59.
Mısırda taş yapdırıp getirdi.(Tesavvuf nasıl elde edilir?) dediklerinde (îslâmiyyete uymakla) buyurmuşdur. Fârisî (Risâle-ı kudsiyye) ve (Tuhfet-üs-sâlikîn) kitâbları basılmışdır.

Muhammed bin Hasen, Hanefi mezhebi imâmlarından olup, büyük müctehiddir. Babası, Şamlı olduğu hâlde Iraka gidip. Vâsılda yerleşmiş ve îmâm, 135 [m. 752] de orada tevellüd etmişdir. Bağdadda imâm-ı a’zam Ebû Hanîfenin derslerine senelerce devâm etmiş, Ebû Yûsüfün dersjerinden de istifâde etmişdir. Birçok kitâb yazmışdır. Hârûn Reşîd kendisine çok hürmet ederdi. Halîfe Horasana giderken, kendisini de berâbcr götürdü. 189 [m. 804] yılında. Rey şehrinde vefat etdı. Nema-zını Halîfe kıldırdı. İmâm-ı Şâfı’î Bağdada geldiğinde, halifenin huzûrunda İmâmla sohbet etdi. İlminin ve zekâsının çokluğuna hayran kaldı. 45, 53, 59.

173_ MÜHELLEB: Tâbi’înin büyüklerindendir. Bas-rada idi. Aklı ve cesâreti meşhûr idi. Hâricîlerle çok muhârebe etdi. Basrayı bunlardan korudu. 79 da Horasan vâlîsi oldu. 83 [m. 702] de orada vefât etdi. Hazret-i Mu’âviye zemanında, Semerkand fethinde, Sa’îd bin Osmân ibni Affânın kumandasındaki orduda çok kahramanlık göstermiş, bir gözü yaralan-mışdı. 63.

174_ MUHYİDDÎN-İ ARABÎ: Şeyh-i ekber Muhanı-med bin Ali, tesavvuf büyüklerindendir. 560 senesinde, Endü-lüsde tevellüd, 633 [m. 1236] de Şamda vefât etdi. Zâhir ve bâtın ilmlerinde kâmil idi. Fıkh ve kelâm ilmlerinde müctehid idi. Konyaya gelip, Sadreddîn Konevînin dul bulunan vâldesini tezevvüc etmiş idi. Zekâsı pekçok, hâfızası hârikul âde idi. Sultânlardan, vâlîlerden, beylerden çok saygı görür,^ pekçok hediyye gelirdi. Hepsini muhtâçlara dağıtırdı. Çok kitâb yazdı. Yazılarını anlıyabilmek için, âlim olmak lâzımdır. (Fiit^ûhât-ı mekkiyye) kitâbı yirmi cilddir. (Füsus) kitâbı çok meşhûrdur. (Müsâmerât) ı beş cilddir. Beşyüze yakın kitâb yazmışdır.

175_ MURÂD-İ MÜNZÂVI: Eyyüb sultân ile Edırne-kapı arasında Nişâncı Mustafâ paşa caddesindeki (Şeyh Murâd) tekkesinde ilm neşr ediyor, halkı irşâd ediyordu. Bu tekkeyi, şeyhül-islâm minkâri zâde Yahyâ efendinin dâmâdı Kengırıh Mustafa efendi, medrese olarak yapdırmış ve oğlu Ebülhayr efendi 1144 senesinde şeyhül-islâm olup, 1154 [m.Sınan Paşa Câmi’i yanındaki medresede müderris oldu. Bu esnada Usküdarda Azız Mahmûd Hudâyî nıescıdı imamı Ya’kûb efendinin babası olan odabaşı Fenâyı efendinin derslerinden feyz alarak cilvetiyye icâzetini ihrâz eyledi. Beşiktaş mevlevihânesi imâmı Memiş efendiden Mesnevi okudu. Moskof gazâsına iştirâk edip, zaferden dönerken hdırnede Arabzâde hâcı Muhammed İlmî efendiden 1123 de Muceddıdıyye icâzetnâmesi aldı. Arabzâde Muhammed efendi Ebu Abdullah Muhammed Semerkandînin talebesi olup 1130 da Edırnede vefât eyledi. Semerkandî de, Ahmed Yekdest Cüryanînin, bu da, Urvet-ül-vüska Muhammed Ma’ .sum-ı muceddıdî Serhendînin talebesidir. Bir sene sonra Beşik-taşda Sınan paşa Camı’i yanında satın aldığı arsaya bir mescid apdırarak, burada müceddidiyye ma’rifetlerini neşr ve luhfet-ul-ırşad) kitâbını telîf eyledi. 1153 de hac ve ziyâret-i haremeyn ıle şerefiendî. Ahmed Yekdestin talebesinden, Eğri-kapıda Karamanı mescidi imâmı tatar Ahmed efendi ile sohbetleri meşhûrdur. Sadr-ı a’zam Hakîmbaşı Nuh efendinin oğlu Alıaltı-mermerde Cerrahpaşa hastahânesi karşısın-daki camı'ı 1147’de yapılınca, buranın ilk vâ’izi oldu. 1159 (m. 17451 de vefât etdi. Yukardaki bilgiler, talebesinden Ömer Nüzhed efendinin (Menkıbe-i Evliyâiyye fi-ahvâl-i Ridâiyye) kitabından alındı. Yerinde, oğlu Muhammed Sıddîk efendi ilm ve feyz vermeğe başladı. Bunun talebesinden biri Muhammed Agah efendidir. Bundan, Muhammed Emîn Kerkütî, bundan da, Alî Behçet Konevî, bundan da, hâliz Feyzullah efendi feyz alarak kemâle ermişlerdir. Feyzullah efendi, Murâdiyye mescidi imâmı ve kurrâ hâfızlarının reîsi idi. Çarşanbada (Dâr-ül-mesnevî) de mesnevi okuturdu. Bunun da talebesinin meşhûru, Seyyid Muhammed Niyâzi bin Mustafa efendidir. Bu da, Sey-yid Mahmûd Lütfullah bin Muhammede icâzet vermişdir.
Muhammed Sıddîk Efendide onbir yaşında iken zûhur eden lıtık illeti, vefâtına kadar devâm etmişdir. Pederi gibi hârika ve kerametleri meşhûr oldu. Rumeli-hisârdaki yalısında va’z ve nasihat eder. Haftada bir gün Beşiktaşa gelir hatm okurdu. Onbir ay, Azîz Mahmûd Hudayı mescidinde de vazife ifâ eyledi. Eyübdeki Kaşgarî mescidinden biri gelip. Hocaları îsâ efendinin şifâ bulması için düâ istedikde (Selâmet-i hâtimesi için fâtiha okuyalım!) dedi. îsâ efendinin o sâ’atda vefât etdiği sonra anlaşıldı.medikal ürünler sundu.





medikal ürünler,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder